'BABAMA
ÖZGÜRLÜK' RÜZGARI...
Gün
yirmi dokuz Mart, birilerine bencileyin doğum günü. Birilerine ölüm. Yitik
kuşak olmaz uşak diye diye bugüne eriştik. Erkenden gök kara bulutlu, güneş
tatilde, hava sağanak yağmurlu. Hava muhalefetine, iğreti iftiralara, değme
hukuksuzluğa karşın yılmayıp eyleme koşanlar El heykelli Ada'da buluştu. Yüz
birinci kez meydanlar doldu, taştı...
El
heykelli Ada'nın tutuklu Belediye Başkanı'nın mektubunu eşi okurken yağmur
atıştırmaya başladı. Gök delindi, anında sicim gibi döküldü. Kentin sicilini
ilgilendiren politik davanın hukuki seyri nereye varır bilinmez ama önce
ellerim üşüdü, sonra yüreğim yandı. Tepeden tırnağa ıpıslak oldum ama asıl
içimi titreten minnacık ama dev bir dövizdi. El yazımı, acemi ama mahirce:
'Babama Özgürlük'...
Bundan
ala doğum günü armağanı mı olur Ada'cım. Estirdiğin Rüzgar ile bir kez daha
içimdeki Deniz sevdası ayaklandı. Otobüsün üzerinde göründüğün an, dövizini
gördüğüm an eylem-miting bana bitti. Baktı caydıramayacak, sonunda yağmur da
dindi. Dinlemeye geçti. Dinime imanıma gözüm sende protokol-basın bölümünde
hırslanan yağmur altında oyalandım. Hitap düştüm. Hatiplerin neyi nasıl
vurguladığına bakmadan, rüzgarlı Ada salt sana baktım. İyi ki dörtbuçuk yıldan
sonra sırf upuzun sıralı polis barikatlarını yürümemek için yerel gazeteci
kimliğimi kullanmışım. Yoksa göremeyecektim gözümü yaşartan rüzgarda
Ada'mlığını. Tanık olamayacaktım Rüzgarına; yüzünde gölge, alnında leke olmayan
'aslan yürekli minik Ada'nın, babasının on binlerce yol arkadaşına 'Babama Özgürlük'
diye haykırışına...
Hay
aklınla yaşa, bin yaşa evlat. El heykelli Ada'nın adam akıllı Ada'sı. Yaş
aldığım gün de bigüzel dersimi aldım. Rüzgar çarptı suratıma yağmurla karışık,
aklım karıştı. Benliğim bizzat seninle yarıştı. Sayende yakama bir düşünce daha
yapıştı. Yolu devrimci, ilerici, sol, sosyalist, sosyaldemokrat gelenekle
kesişmeyen bölge, kent, kasaba ve beldelerde bambaşka bir gelenek işler. Bin
yılların yoz geleneği yaşamın her alanına her kesimine, işe, güce ve de
politika genetiğine bulaşır. Bu yüz kızartıcı bulaşı neticesinde beliren
patlaklar yok sayılır. Genellikle gene aynı manzara denerek en olmaz olaylar
kanıksanır. Politika poli yalandır havasında ideolojisizlik kutsanır. Bu kara
kutu aklı, dev haykırışınla Ada'ya gömdün Ada. Elindeki dövizle iktidarı mahkum
ettin canım Ada'm. Rüzgar esti 'Babama Özgürlük'...
Dalya
sonrası birinci El heykelli Ada eyleminde özü sözü bir olanlar siyasal gerçeği
birkez daha gördü. Özel hayat tüzel kişiliği sarsar. Siyasal kimlik özel hayatı
derinden etkiler. Ve toplumsal etik ve politik gerçeklik otomatikman ideolojik
yıpratma aracına dönüşür. Analar babalar anlamsızca tutuklanır ve siyasal
amaçtan sapılır. Bu salt kınamakla geçiştirilecek durum değildir. Etkin eylem
gerektirir. Bağırıp çağırmakla da olmaz. Tıpkı Aslan yürekli Ada gibi sessizce
bir büyük eylem gerçekleştirilebilir. Yansın El heykelli Ada. Rüzgar gibi essin
özgürlük; 'Babama Özgürlük'...
Epeydir
çok zor ve olağanüstü dönemden geçiliyor. Resmen bedel ödeyerek yapılıyor
politika. Eylemsel mücadele, onurlu ve dik duruş göstermeyenler yüzünden bazen
yörüngesinden çıkıyor. Zaten politika kaygan zeminde yapılan, kamusal
sorumluluk gerektiren bir iş. Ayrıca bunun bir iş olmadığını bile bile
ideolojiye, politik emeğe, sıkı mücadeleye, siyasi davaya ihanet olmaz. Olursa
aymazlıktır ve vefasızlıktır.
Ahde
vefası olan hiç kimse özel ve tüzel hayatı, salt şahsi çıkar doğrultusunda
kurgulayamaz. Kamuoyunda bilinir her politik figür, her şart ve koşulda yaptıklarıyla örnek olmak
zorundadır. Aksi halde politik operasyonların, polistik mahremiyetin parçası
olunur. Magazinsel iddialar, malum iftiralar, şeytanın avukatı şahitler
yüzünden çok ağır bedeller ödenir. Hem
de hiç haketilmeyen şekilde ve ölçüsüz. Rüzgar dindi, yağmur durdu; 'Babama
Özgürlük'...
Kendi
kendime ölçtüm biçtim diktim ve dev eylemci, aslan yürekli minik Ada, bugün
sürekli Rüzgara baktım. Sanki içten hiç gülmedin. Etrafı izledin. Yaşın kaç
bilmem ama akıl yaşta değil başta belki yüz, bin. Deneylediğin büyük acı. Koç
akıllım aslan yüreklim rüzgarım Ada yüreğini acıtanlara, yüzündeki gülüşü
solduranlara yazıklar olsun. Bu yılki doğum günümün tek anısı, küçük yaşında
yüreğime dokunan, dilime esen rüzgar, sessiz savaşçı Ada; 'Kahrolsun faşizm'
yoldaş içtenliğiyle yüreğinden öperim...
Bu
yıl ki doğum günümde rüzgar sloganım ve dileğim, 'Babana özgürlük' Ada. Tüm
analara ve babalara özgürlük...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.