TAM SAHA PRESS, YIKILMAZ BLOKSS...

17 Nisan 2026 Cuma

NİSAN, MEKÂN, İSYAN VE KIVANÇ...

 

NİSAN, MEKÂN, İSYAN VE KIVANÇ...

Yıllardan insan, aylardan Nisan. Günlerden şakacı Bir Nisan. Mekân, iki kıtayı birbirine bağlayan kozmopolitan. Artı yeşil türbeli eski başkent ve El heykelli Ada. Kuşbakışı ile malum kurgu. Görüntü hukuki ama apaçık bir Nisan şakası sanki. Her sabahın köründe mutlaka yasal virüsle şoklanıyor memleket. Her yeni gün mekanik siyaset mekanizmasının metazori dayattığı ortak kader, bildik keder. Neyse ki hafta sonuna dek halftime verdi Milliler. Futbol faşizme karşı, yirmi dört ayar nisyan. Şimdilik sessiz isyan. Sonrası mutlaka

sosyal infilak, toplumsal başkaldırı yarın belki yarından da yakın...

Gel de sevin şimdi. Gün geçtikçe çoluk çocuk, akraba talukat genişliyor siyasi abluka. Yerel başkanlara vurulan paslı zincir birilerine saadet zinciri, birilerine zillet zinciri. İktidar, zindan baskısından korkan çürük halkalarla güçlenme telaşında. Ancak gerileme devri başında. Demokrasi bitmiş, vatan zayıflamış umuru değil. Yargı böyle işlerse dev isyan çıkarmış takan yok. Bu tabloda insanı yıkan, çirkin ihanet. İnsanlığı yıldıran resmen siyasi şeytanlık üçgeni; sacayak politik bilinç kaybı, en baş savcı fobisi, lanettayin siyasi dava lobisi...

Aylardan Nisan. Onuru çiğnenen insan. Kupayı kulpundan yakaladı Milliler. Gel de duygulanma ama kapalı kapu cennetmekan. Tebdilimekan tam cehennem. Kamu tamu, tapu tekapu aklı sağaltan bir Nisan tesellisi. Şaka gibi günler. Hiç anlaşılır gibi değil gözaltılar, tutuklanmalar, görevden el çektirmeler. Çekinmeden o mahkeme bu duruşma mekik dokunan aylar. Linç kampanyaları, iddialar, iftiralar, illaki nefrete dönüşecek anlar. Yapılanlar resmen eziyet artık mucizelere endeksli adalet. Öylesine garip bir soyutlama ki bu eksik ciddiyet. Somut gerçeklik ise asla yıkılmaz cumhuriyet. Mekân zaman düzleminde yeraltına kayıtlanma iyi niyet. Çünkü gidişat berbat, düzeltmek gittikçe zor zanaat...

Aylardan Nisan. April bolluk, bereket ve cömertlik ayı. Milliler bu kez ıskalamadı kupayı. Şimde gel de umutlan katlandıkça zam, vurdukça zulüm tufanı. Ayrıyeten aylardır yıllardır ayıp kayıp sarmalında yaşanan artık formaliteden sayılan Nisan bir şakasından beter hukuki şakalar. Hakikaten dayanmak türbülans. Direnmek dipsel sarsıntı, siyasal balans. Yoksulluk ve yoksunluk pik yaptıkça bozulur denge, sert sallanır iki kıtayı birleştiren asma köprüler. Bu siyasi ayarsızlığı anlamamak için iki ileri bir geri, hasdur mehteran tavrı...

Aylardan Nisan, Mayıs derken gelir Haziran. Falan feşmekan kupa zirvesi geçici mekan. Lakin insanlar susarken siyasi etik gözetilmeksizin beklenen ve ürkülen neyse o olur. Oysa boşadır kanadı kuyruğu seçimlere sıkıştırılmış şeddeli operasyonlarda ısrar. Siyasetik bitik, mekanik zalimlik tiran, merkezi çalkantı butik. Katmerli kozmozu çıldırtan çarpılma, kalıplı politik hatalarla dibe çakılma. Yarım akıl efelenmeler, kuş aklıyla debelenmeler normal siyaset çekiciliğini kaybettiren şamata. Sanki bir Nisan şakası...

Aylardan nisan. Mekân iki kıtayı ayrıştıran kozmopolit kozmopolitan. Derken yeşil karmapolitan. Ada masum mesken. Malum meselelere politik menfez. Emsal teşkil etmese de enteresan olan siyasetin yasal çerçeveli mekanik işleyişine futbol darbesi. Niyedir salt dar çerçeveli konfor için imkân ve mekan talanı, koltuk ve makam butlanı. Bu kadarı da olmaz derecesinde inkar ve imkânsızlık. Açılan bu yaralar kolay kolay kapanmaz. Kabuk bağlamaz...

Bir Nisan, şaka değil gerçek. Kıvançlandı binlerce mekan, milyonlarca insan. Bu Milliler unutulmaz. El mahkum mekan kapanmadıkça nefesleri tüketen türdeş baskılar faşizanca sürer. Süreç doğru tetkik edilmedikçe tehdit günden güne artar. Bir Nisan Bir Mayıs derken zarar ziyan çoğalır. İstenen de sanki budur. Sonra Milliler bir maç kazanır tarife değişir...

Aylardan Nisan. On milyonlarca usanmış bıkmış insan. Milliler can, asık yüzleri güldürdü. Halbuya eski kıtaları yüzleştiren kozmopolitan başta, başka metropolisler ve Adakent ve de sıradakilere gelsin bir Nisan şakası. Şaka gibi gerçekten, ipe hukuk sermiş sırf siyasi davalarla yatıyor kalkıyor insanlık. Eğer siyaset bu ağır şakadan çıkamaz, poli-davalardan yakasını kurtaramaz ise risk alan siyasetçi için çalar bronz çan. Tehlike çanları ne ilk ne son, şaka değil gerçek. Aylardan bir Nisan ama dev aynalar şaka tutmaz...

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

HER YAZ YAZI FUARI

  HER YAZ YAZI FUARI Park köşelerinde çadır gölgelerine park eden her yeni fuar, yazın gelişinin müjdesi artık. Her yaz yazı fuarı, açık h...