HİÇ
YOKTAN TESLİMİYET...
Hiç
güven kalmadı son yıllardaki devlete. Yedi yıldızlı adalet sarayları da
polidavalarla çöktü. Hiç yoktan sahte öncüllere bağlanan bir kısır döngü
egemenleşti. Açılan siyasi davalardaki kasırgayı görünce çark eden dönekler ve
mevcudiyet dışına sarkan kanıtlar yüzünden hukuk da bitti. Hukukçular bile hiç
yoktan teslimiyetçi...
Bu
hiç yoktan teslimiyetçi,
sınırlı
idrak ve sınırsız iddialarla açılmış polidavaların sonu gelmez. Taraftar
mantığıyla tutturulan bu temaşa, doğru dürüst neticelenmez. Çünkü bit kadar
aklı olmayanlar, olanı biteni gayet net algılayamaz. Zaten aldanış ve aldatışla
oylumlanan tutarsızlık, tüm temel yetileri yer bitirir...
Ayrıyeten
yerden bitme pigmeler, paralı gurkalar, hayatın içine pike yapan kaderci
tavırdan ve şüpheli ayrıntılardan beslenir. Böylece asla felsefi derinlik
barındırmayan teslimiyet gerçekleşir. Yani hiç yoktan teslimiyet öncelenir...
Hiç
yoktan teslimiyet, bir tık ötesini görememe hali, hiç yoktan tutucu
tutsaklıktır. Tavansız tutukevi evren, tanrıcı parçacıklarla dahi aklanamayınca
insanlık zifiri karanlığa gömülür. Teslimiyetçiler tepegöz hakimiyetine kalır.
Ancak sırtını sırf despotik otoriteye yaslayan merkez, zamanla meşruiyetini
yitirir. Meşhur dairesel meditasyon tipitipleri görünüşte kısır döngüye
diklenir. Aslında tek elden teselli ve gökten tescilli tecelli, yekten bir
tutam tutkuya hapsolur her şey. Hepten teslimiyet, hiç yoktan resmiyete
bağlanır. Yani suni kutsallık hiç yoktan teslimiyeti var eder. Bu var oluşu
unutup, yok oluşa açık davetiyedir...
Hiç
yoktan teslimiyetin ve bedavacı teslimatın negatif tesiri çok zor atlatılır.
Her makul görülen durum içine bir nebze sır saklanır. Envai çeşit sinsilikler,
idarelik sinirler olmayan meziyete bağlanır. Hatta göbekten bağlılıkla çok
ilerlendiği zannedilir. Bu arada amalar, amaçlar kaale alınmaz. Hiç yoktan
ağırdan ağır demir külçe yenilgiler yengi sayılır. Hiç yoktan teslimiyet
sancağı, sırnaşık sınayışlarla ada kalenin burçlarına asılır...
Asıl
olan hayattır. Hiç yoktan teslimiyet yetkisi, yukarıdan aşağıya, önden arkalara
sirayet eder. Basit bileşik kaplar formülü, varlıklılar diyarına geçişi sağlar.
Hatta bu formül disiplinlerin rastgele veya zincirleme ters yüz edilmesine de
yarar. Bu edilgen sağlama tekniği, toplumsal inanç bütünlüğünü komple zedeler.
Hiç yoktan haksız hakimiyet ve yanlı adalet çerçevesinde hallice teslimiyet
güncellenir...
Bu
çakma hiçlik ve taklitçi yokluk, hiç yoktan korku krallığını yaratır. Zaten
akıl zıplatan bir teslimiyetin adaleti olmaz. Paranın dini imanı da. Yeter
karşılığı olmadan basılan para, lafta ahlak timsali kesilenlerin, dini imanı
para olanların havuzunda toplanır. Hal böyle olunca hiç yoktan teslimiyet,
bireysel ve toplumsal belleğin asla unutmayacağı suçları genelleştirir...
Genelden
yerele sınırsız idrak kullanılarak, neden diye hiç sorulmadan, neden sonuç
sorgulaması yapılmadan, siyasi çıkar odaklı davalara bel bağlanır. Bu devresel
sapma, bölgesel humma hiç yoktan teslimiyeti harlar. Harala gürele gidildikçe
halledilemez sorunlar büyür. Büyüsel hava, benlik kaybı ve belirgin kaygı ile
belli kesimin uhdesine geçer. Ve hiç yoktan teslimiyet, can yakan aktarımlarla
zaman ve mekan kavramını daha da sahipsizleştirir...
Sahaya
indiğinde hileli yollara başvuran hiç yoktan teslimiyet, illa ki mahrumiyeti
yüceltir. Kurgu evrene ve suni karanlığa mahkumiyet, kusurlu tanrı
parçacıklarıyla mutlak sona taşınır. Sınırları zorlayan faşizan yaptırımlar baştacı edilir. Yani sınırlı idrak işin esası
kıt idrak yüzünden güce tapınanlara kaderci teslimiyet boşluğu yaratılır...
Hiç
yoktan kainatı boğan kara delikler, hiç yoktan teslimiyetçi kara boşlukları da
yutar. Hiçlik hiç yoktan sudan sebeplerle herkesi, cümle alemi yutar. Hele ki
devlete hiç güven kalmayınca, yedi yıldızlı adalet saraylarına da hiç güven
kalmaz. Hatta oralarda palas pandıras görülen polidavaların doğruluğuna da hiç
güven kalmaz. Yani hiç yoktan teslimiyet ile hiçten gelen hiçe gider...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.