TAM SAHA PRESS, YIKILMAZ BLOKSS...

17 Nisan 2026 Cuma

BİR TİYATRO Kİ PARAPOLİTİK...

 

BİR TİYATRO Kİ PARAPOLİTİK...

Hayat bazen kibirli siyaset, kibirli siyaset ise ismen kirli savaştır. Kirli ve kindar cepheli her savaş ise resmen ilgililere, kısmen bilgililere interaktif tiyatrodur. Hayat bir tiyatro belki ama son yıllarda palazlandırılan ise parapolitik bir tiyatrodur. Bu öyle bir karamel karambol ki salt trajedi yüklü. Sabahın köründe palas pandıras pandomim ve dram. Bir acayip tiyatro ki felsefi görüngüsü yerel politik dekorlu. Siyasi gürültüsü işbirlikçi, tekelci kapitalist. Gölgede kukla, meddahsız tuluat, köye kente resmen seyirlik operat. Bu operatın yani siyaseten operasyonel tiyatronun katı kiliseci döner sahnesi tek defalık. Fırdöndü skeçleri tek perdelik. Adaya borsaya moda, öyle bir siyaset tiyatrosu ki epey iddialı teksti ful defolu. Hayata eklemelik en pik tiradları bol depolu. Boşboşuna en dip test edilen ise yerelden genele çiğnenen insanlık onuru. Derin sahnesi ve kulisi ağlayan gözaltı, gülen gözyaşı dolu...

Hayat bir tiyatro ki, tiyatro değil parapolitik zulüm, resmen işkence. Her parçası parapolitik halka. Bir parapolitik tiyatro ki, karşıt polikayralara umut, kayırılan palikaryalara sukut olsun...

Hayat bir tiyatro, siyaset binbir savaş. Hayat para gerektirir ama politika hiç gerekmez. Hele parapolitik bir tiyatro asla. Tiyatro ki, bazen boş silahla bile savaş kazandırır. Muharebe tam kaybedilirken, durum forum, renkli yorum, asli muhasebe yeter. Ve aniden 'boş silahı şeytan doldurur' hesabı etkinleşir. Parapolitik de olsa tüm tiyatrallerde genel kural aynıdır. İlk perdede gösterilen silah, son perdeye dek illa ki patlar. Eğer sahneye konulan melodram tek perdelikse satanın dediği olur ve silah çoğu kez elde patlar. Öteden beri 'Kendi silahıyla vurulmak' rumuzu ucuzlayan hayatın baş eseridir. Yani eden bulur havası, etme bulma dünyası herkese çok pahalıya patlar. Ayrıca parapolitik tiyatro öyle bir tiyatrodur ki biletleri bedavaya ama sadece despotik tek kişiye veya sportik oligarşiye kapalı gişe temsildir. Yani temsil gücü kimdeyse sırf onun namı hesabına açılır veya kapanır perde...

Parapolitik tiyatro öyle bir tiyatrodur ki metninde suare matine, kulis fuaye tüm temsilin tek temsilcisi ve teminatı kimse onu sayar. Mezattan mezara pazarlıkçı versiyonla, vestiyere emaneti sırtına geçireni sunar. Kendine karşı çıkanları sınar. Bu öyle parapolitik bir tiyatro ki perdesi ışık hüzmesi sızdırmayacak karalıkta iner.

Takılan kara pelerin ise sahteliğin, pespayeliğin, aldatıcılığın resmi simgesidir. Gözlere inen kara perde kalktığında ise paradoksal ayrıntıların, gizli ithamların ve ters psikoloji yaratan iftiraların ayyuka çıkacağı bilinir. Bu yüzden piyese dahil olmayan ahileri, dahileri insan ve hakikat arayışı dışında usulen sorgular. Oysa hüküm çoktan verilmiştir, kesilen ceza baştan bellidir. Toptan parapolitik tiyatro...

Hayat başlıbaşına öyle bir tiyatrodur ki eldeki en dolu silahın, en doğru gayretle en sahici dosta, rahleye açılmasıdır. Rahmeti bol olsunlar, parapolitik tiyatral boşlukları işte bu ölümsüz gerçeklikle doldurur. Yani kitaplar ölmez imasıyla sahne almak ve rolün hakkını vermekle alakalıdır  ölümsüzlük...

Hayat bir tiyatro ki yatmışsın çıkmışsın, okumuşsun yazmışsın farketmez. Sadece loş sahnede ilelebet kalır özgürlük. Özü ışıtır, sözü akıtır on yıllarca. Mahkumluk geçicidir, mayasızlık ise birilerine bakidir. Hayat boş tiyatro sahnesinde manasız havalananları ve faydasız havlayanları loş köşelerde  ölümle kucaklaştırır...

Hayat parabolik bir kurmacada, binlerce raf dolusu kitapsızın vasat siyaset uğruna parapolitik tiyatroya boyun eğişidir. Kelle gitmesin diye boyunduruğa giren bu 'homoserpens' tayfası sahnesi gelince iki büklüm saklanır. Bu homoserpens familyası ele, yele ve sele kapılsa da mucizeler sahibesinin melanet sahnesini görmeyeceğini sanarak çatapat patlatır. Parapul aşkıyla patavatsızca çark eder. Ancak hayat öyle bir tiyatrodur ki deli fişek bir parlamayla önce bu figüranlar çatlar. Deniz mavisi gözler, bedestenden içeri saçılan gelincik rengi sıvıya odaklanır. Kızıla çalar nemrut yüzler, nefti ışık girdabına takılınca acayip korkar. İzleyicilerin de kanı donar. Vesselam yok olur evren...

Hayat parapolitik bir tiyatro. Sarfedildiği üzere böyleyse sahneden daima keskin barut kokusu dağılır. Podyuma deliren ışık demeti altında asma köprülerde asılmayı bekleyenler sıralanır. Ancak üstünkörü planlar, üstencil provalar hayat dibe vurunca pike yapar. Ve perde. Kadife perde aşağıya yavaş yavaş dökülür...

Hayat bir tiyatro ki içi dışı bir jest ve mimik sarmalı. Ne yazık ki içi dondurulmuş, biçimi bozulmuş sahnesi sönük bir yüz, göz göre göre yüzsüzleşir. Hayatı alay derecesinde zorlaştıran bir tiyatrodur ki, parapolitik tiyatro kıvılcımlarla körleşir. Kör karanlık, ufka doğan güneşle yepyeni bir tiyatral esinti sunar...

Hayat öyle bir tiyatrodur ki, kısacık veya upuzun sahnesi vardır. Sahnenin tam ortasında, parapolitik tiyatrallerden çekinmeyen bir yolcu oturur. Elinde kurşun kalemi, dili hoş, beli boş. Maluma kapalı gişe oynayan şeytanları bekler. Aklındaki şeytan doldururla şeytanları doldurmak için. Hayat bir tiyatro ki, tekmil doldur boşalt manevrası. Resmen parapolitik.

Hayat işte, her bir parapolitik tiyatro, polikayralara umut, palikaryalara sukut olsun...

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

HER YAZ YAZI FUARI

  HER YAZ YAZI FUARI Park köşelerinde çadır gölgelerine park eden her yeni fuar, yazın gelişinin müjdesi artık. Her yaz yazı fuarı, açık h...