TİRANPERYALİZM…
Emperyalizm
apaçık tiranperyalist içgüdü ve uçukkaçık komplolarla düğmeye bastı. Başta
petrol ve diğer enerjiler ihracını gerçekleştiren bölgeyi sıcak savaşa bağladı.
Yıllardır üstü örtülü gerçekleştirilen sömürü aleni devam etsin diye bölge
resmen uçuruma itildi. Demek ki övünülen kurmaca sistem dibe vurdu. Yıllardır
kandırılan insanlar masal dünyasına mahkumiyeti sorgulamaya başladı. Yani
yıllardır bölgede yutturulmaya çalışılan acı gerçekler bu güdük savaşla pik
yaptı. Ayrıca rejim pazarlamacısı emperyalist sistemin ne denli fos olduğu da
görüldü. Bölge ülkelerinde, tiranperyalizme tümden başkaldırı ise büyük
olasılıkla savaş salgını sonrasına ertelendi…
Küresel
emperyalizm, bölgesel tiranperyalizmi bahane ederek ambargolarla yetinmedi.
Egemen güçlerin ve büyük sermayenin çıkarı doğrultusunda süregelen petrol
paylaşım çatışmalarını savaşa dönüştürdü.
Küresel
dünyanın en büyük düşmanlardan sayılan Persomedler, savaş ehli ahbap çavuşlara
öngörülemez özveriyle karşı koydu. Yalnızlaşan emperyal cephe, yaygınlaşan seri
sürkontürlere çaresiz kaldı. Yani vahşi kapitalizm bu savaş yüzünden açmazda ve
çıkmazda...
Birkez
daha görüldü ki bölgeden çıkış yok, savaşın baş sorumluları lafta kalıcı barış
peşinde. Yakın gelecekte yeryüzünün bu tiranlarla yönetilemeyeceği de kesin.
Çünkü demir yumruklu barış temsilcisi olma hali kocaman yalan. Ayrıca ilkel
önlemler ve faşizan uygulamalar dayatısı bölge halklarını yıllar yılı bıktırdı.
Övgülenen örnekler de ortada. Yani küresel emperyalizm, işbirlikçi kapitalizm
günden güne çöküyor. Küreselleşme masalının beyaz efendileri bir kez daha
yenilecek...
Bu
bir aylık bölgbölgesel savaş, dünya ölçeğinde sermaye korumacılığına ve
bölgesel jandarmalığa soyunan mahfu perişanların artık belli sınırlarda kalması
gerektiğini de kanıtladı. Çünkü afaki rakamlarla, manipülasyon ve
similasyonlarla savaş sürdürülemiyor. Büyük aldatmacaya devam edilemiyor. Çünkü
Dünya epey küçüldü. Ve bu egzantrik taktiklerle yeni kurgu iktidarlar artık
olanak dâhilinde değil. İşin aslı kapitalizm bitik, bundan sebep emperyalizm
hayatları felç edecek saldırganlık içinde. Katı kutuplaşmalar artık esnek ve
oynak. Taraflar sinsi hesapları sıfırlayacak role bürünmüş. İşte o yüzden bu
istilacı yayılma inanılmaz boyutlarda aciz…
Havadan
başlatılan karadan korkulan bu savaş, baştan hesap edilmediği bariz sert
küresel krizlere neden olunca radikal kararları ve aktif ritmi de sorgulanmaya
başladı. Savaştan derinlemesine etkilenen ülkelerin iktidarları, yeni enerji
olanakları yaratma ve maddi kaynak bulma sıkıntısı yüzünden daha da
güçsüzleşecek. Yeltenilen karartma veya flulaştırma operasyonları işe
yaramayacak. Dışa bağımlı sistemleri resmen dip yapacak. Yani küreselleşme
makyajlı tiranperyalist dünyanın antidemokratik ve faşizan uygulamaları daha da
pik yapacak. Ancak nafile...
Bundan
böyle öyle emperyalist komplo senaryolarıyla kirli savaşlar türetmek boş.
Geçici heves. Her türlü savaş salt hiçliğe nedendir ve dünya hiç bir krizden
böyle çıkamaz. Hele maksadı belli bu ve benzeri bölgesel savaşlarla asla. Hele
dinformik kafayla yeni formüller aramak, dinfobik havayla vaadedilmiş topraklar
safsatasına kapılmak, yanlışa saf tutmak ham hayal ürünü...
Bu
hiç yoktan savaş, hiç yoktan bölgesel savaş kurgusu hayal ötesi bir boşluğun
eseri. Boşu boşuna tüm bölgeyi ve evreni bir şekilde mutlaka etkileyecek
şiddette. Şimdiden insanlığın sınırlarını zorlayacak sonuçlara da gebe. Bu
kirli savaş tiranperyalizmin sonunu getirmeyecek belki ama böylesine tutsak
yaşanmayacağını da öğretecek. Çünkü
kutlu idealleri ezip geçen, gölgesi kendinden büyük tiranperyalizm ve kaderci
teslimiyet boşluğuna sığıntılık artık bıktırdı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.