ADA'DA
YAPILACAK ÇOK İŞ VAR...
Yazıklar
olsun, duruşmalara dair kötü, gittikçe daha da kötüleşen algoritmasal almanağa.
Yazık iftiralara kanıp ilkel insana dair yargısal aldırmazlığa. Ne yazık ki
ülke çapında siyaseten yaşanılanlar yetmezmiş gibi bir kumpas, bir darbe daha.
Bu kez ihtar Ada'ya çekildi. Şimdi tam da kitabın ortasından ortamı ama
çemberin gittikçe daraldığı da ortada. O halde ne gerek var?
Olmaz
olsun onca kötücül duruş bozukları. Bu bozuk düzende bu kodalaklar yüzünden
yine olanlar oldu. Ve Ada, Ada Başkanı ile yol arkadaşları için bu bir hafta
çok yoğun geçti. Hatta başkaları için bile. Anında daha arefeden, bayram zehir
oldu...
Yani
etkisi yıllarca sürecek, belki ileride çarpıcı öyküsü yazılacak, bu absürd
içerikli postmodern eser denizden esti. Kara çerçeveye hapsedilmiş bir gelenek,
peşi sıra gelen başka başka operasyonlarla derinleşti...
Adalılar,
bir haftadır Ada sahilinde El heykeli karşısında gece yarısına dek demokrasi
için, adil yargılanma için nöbette. Çünkü hiç bir şey adlandırıldığı gibi
gerçekçi değil. Çok şey empati eksiği
ve
hiç bir şekilde etik değil. İşte bu nazik ortamda bu demokratik direnişe destek
veren Adalıların aklında ve dilinde o uzun tümce; "Biz kumpasın arkasında
kimler var biliyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar bize diz çöktüremezler..."
Diz
çökmeyip dik duran Adalılar, El heykelli sahilde, yürekleri acıtan deli sorular
soruyor; Ada Belediye Başkanı Ömer Günel Ada dururken, hatta Söke bile
olabilecekken neden İstanbul'da? Orada gözaltına alınmasına ne gerek var? İfade
vermesi tamam, tutuksuz yargılanması tamam, tutuklanması ne demek? Silivri'de
tutsaklığına ne gerek var? Sahiden "Ömer Günel'in İstanbul'da ne işi
var?" Hatta alelacele görevden alınmasına ne gerek var? Yani soru çok,
cevap yok...
Başkan
Günel ve yol arkadaşları için kurulan kumpasın Ada'ya negatif etkisi yıllarca
sürecek. Baştan haksız davanın, ne biçimde görüleceği şimdiden ayan beyan.
Resmen siyasi operasyon, açıktan politik dezenformasyon. Oysa dosyada gizlilik
kararı var. Ancak aktroller torpilli, 'dosya bilgileri çarpıtılması için
gizliden sızdırılıyor. Kilit suçlamalar kamuoyunun yanıltılması için el
altından servis ediliyor.' Beterin beteri, belgeli belgesiz ifşalarla afişe
edilen bir kumpas, çok hisseli bir kumpanya Ada'nın ortasına düşen. Artık
hiçbir şey durduk yerde durmayacak, çok şey eskisi gibi olmayacak...
Ada
halkının beklentisi ise tek; Adalet. Başkan ile yoldaşlarına özgürlük. Çünkü
Ada'da yapılacak pek çok iş var. Çünkü Başkan Ömer Günel'in Ada'da, daha
yapacağı çok işi var...
Ada'nın
dört bir yanında daha başlamayan ama yakında başlayacak olan, başlayıp da devam
eden iş çok. Başkan Ömer Günel belirsiz süre yok ve iş çok. Bayram sonu
bekraundu eski belediye başkanı, emekli asker veya avukat olan meclis
üyelerinden biri başkanvekili seçilir. Yani belediye öksüz kalmaz. Devlette
devamlılık esastır ama belediyecilik ayrı maharet ister. Başkanlık her haliyle
vizyon ve misyon sahipliği gerektirir. Ada'nın işi çok, hizmet alma alışkanlığı
pik yapmış Adalıların talebi de hiç bitmez. O yüzden başkansız yol haritasıyla
acaba işler yetim, projelerin boynu bükük kalır mı? Soru bu, mesele de bu...
Mesela
çoktan seçmeli işlerden bazıları; Yeni Kent Meydanı. Top sahasına yeni yaşam,
kültür ve spor merkezi. Kapalı pazarın kültür kompleksine dönüştürülmesi.
Otogarın yerine Belediye Sarayı yapımı. Yeni İkinci Bahar Merkezi ve Gençlik
Merkezleri kurma. Ortaöğretim ve yüksek öğrenim öğrencilerine verilen besin ve
kırtasiye desteğinin sürdürülmesi. Yeni kreşler açılması, okul öncesi
kurumların artırılması. Huzurevi ve kadınevi kurulması. Kütüphane ve dijital
kütüphane sayısının çoğaltılması. Süreklilik kazanmış kültür ve sanat
etkinliklerinin yinelenmesi. Belediye uhdesindeki anıt-konakların restorasyonu.
Eski cephaneliğin rehabilitesi. Kentin belli yerlerine telefik kurulması. Bahçe
ve parkların mevsimsel hazırlığı, ağaç budama, çimlendirme ve çiçeklendirme.
Yeni parkların bitirilmesi. Kent trafiğini hafifletecek otoparkların ivedilikle
açılması. Altyapı ve üstyapı rehabilitesi. Doğalgaz götürülecek mahallelerin ön
fizibilitesi ve kurumsal ortaklığın ilerletilmesi. Atıkların dönüşümü projesine
işlerlik kazandırılması. Güneş Enerji Santrali projesinin devamı. Sahil
şeridinin düzenlenmesi ve peyzaj çalışmaları. Yürüyüş ve bisiklet yollarının
artırılması. Yol yapımı, periyodik tamirat, bakım ve onarım çalışmaları. Her mahalleye en az bir spor
sahası ve ugun yere meydan projesi. Afet toplanma yeri, temalı parklar ve
sosyal alanlar inşası. Özellikle sahiller büyükşehir bünyesinde olmasına rağmen
Adalıların deniz ve güneşten gereğince faydalanması için halk plajlarının dizaynı
ve düzenlenmesinin üstlenilmesi...
Ayrıca
Ada'nın uluslararası platformlarda tanıtımı, kentin özdeğerlerininin dünyaya
çağa uygun enstrümanlarla anlatılması. Doğa, deniz ve tarih turizmi özellikle
kruvaziyer turizmi için daha güçlü iş birlikleri kurulması. Avrupanın çeşitli
ülkelerinde açılan fuarlara aktif katılım. Yerli yabancı iş insanları
birlikleriyle etkin buluşmalar. Ada'nın turizm potansiyelini yükseltme, doğal
güzelliklerini, tarihi mirasını koruma girişimleri. Yıl dört mevsim kente uygun
turizm olanakları geliştirme...
Artı
hemen bir ay sonra yaklaşık bir milyon civarında turist ve yazlıkçıya ev sahibi
olacak Ada'ya, yaşamsal ve sosyal hizmet verme yükümlülüğünün aksatılmadan
yerine getirilmesi. Tüm bu işlerin çekip çevirilmesi için gereken finansın
aşırı borçlanılmadan sağlanması. Hizmetleri halka ulaştıran belediye
emekçilerin maaş ve ücretlerinin alınteri soğumadan hesaplarına yatırılması...
Kuş
beyinliler bile biliyor ki, Ada'da gerçekten yapılası çok iş var. Ayrıca seçim
sürecinde verilen sözler var. Var da var. Peki Başkan "Ömer Günel'in
İstanbul'da ne işi var?" Niye tutuklu? Hatta alelacele görevden alınmasına
ne gerek var? Yazık değil mi? Çünkü Ada'da yapılacak iş çok, Adalıda sorular
çok ama cevap verebilecek yetkili yok...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.