FİTBOLDA BOL GOLLÜ BİR MAÇ…
Fitbol klanlarının planları tutmayınca, Demokles’in kılıcı kırılınca düğmeye basıldı yine. Komitacı Kongre, KK mutlakçıları sabahın köründe, kulüp ocağına demir kesen müthiş baskınla muhteşem geleneği yıktı. Umutla beklenen fitbolda bayram öncesi para ablukası, paralı gurka ablukası başlatıldı. Arkası fazlasıyla gelecek gibi görünüyor yarınlarda. Ne yazık ki yaz ortası Deniz buz, yürekler buz kesti yine. Malum iktidarla, mazlum pozunda anlaşıp, masumların doldurduğu stadyumu ortaklaşa cehenneme çevirdiler. Bu şartlarda yüzyılın maçına devam etmek de zorlaştı...
Oysa fitbol çok kolay ama bir o kadar da zor bir oyundur. Stratejisi tek, temel derdi goldür. Kadrolar kaliteli ve ne kadar dirençli olursa olsun her maçın bir kırılma noktası vardır. Hele ki içerde dışarda rakibe teslim olursan, direnç kırılır, sahayı dar ederler adama. Kalen delik deşik olur...
Dahası sahaya atılanın, çimlere giren çıkanın haddi hesabı olmaz. Ve üst üste mağlubiyetlere, yüzyıllık şanlı tarihi yeşil çimlere gömecek bir mağlubiyet daha eklenir. Ancak yüzyıllık şanlı maziyi ikiye bölen son maçlar tarih boyu unutulmaz. Unutturulmaz…
Zemin iyice kayganlaşınca eskiden sadece ofsayttan gol yerken, anca itiş kakış, itiraz edilebilecek goller kale çizgini geçerken, faşizmin takımına teslimiyetle birlikte gol sağanağı başlar. Fitbolun kitabında çizgi dışı varsayılan pozisyonlar dahi çizgi içi sayılır. Kumbaraya döner skor. Teslimiyeti tesis edenler yüzünden güç takat kalmaz. Ve ileriden geriden, yakından uzaktan, ortadan yandan, sağdan soldan, altıpastan onsekizden, yerden havadan, yenir de yenir tuhaf goller. Kaplan kaleci kova olur. Koçbaşı ekip dağılır, fitbolik etik çimlerde sürünür...
Muhteşem maçın, kör kılıçla ikiye bölüneceği bilindiğinden bariz ve hatalı, açık tartışmalı pozisyonlarda ofsayta mofsayta bakılmaz. Kati karar mekanizması tek taraflı işler. Var salt kendi işine bakar, manzaraya doğru bakamayanlar kaleyi bulmayan şutlarla varını yoğunu rakibe teslim eder. Teslimiyeti hazmedemeyen tayfa ise fitbol tanrısına ve tanrıçalara siteme başlar. Forslu forvetler beklenmedik anda tezahür eden ablukayı bin bir delemeyince, 'fitbola adalet' tezahüratlarıyla orta yuvarlağa çöker. Tüm ekip oturur, eldeyken giden bir maça daha ağlanır...
Zaten fitbolun adaleti bir zamanlar bir kez delinince, kale arkasından bile fileye değeni gol sayar orta hâkim. Yan hâkim bayrak kaldırmaz, yandaş hâkim bayrak sallamaz, tümü gözüne gözlük saçına tarak takar. Hava tulumba basmalı hakimler, hıyarto hıyanetçileri safına çeker ve atarı yatarı, batarı çıkarı umursamazca doğrar. Bin bir surat düdükler üçken dört, dörtken beş, beşken pentagon olur. Stadyumun her köşesinden çalıntı düdükler, gördüğüne de görmediğine de çalar. Daha başlama vuruşundan belli yarım kalacak bir maçı çürük piyonist düdükler, sırf üst düdük talimatıyla etap etap idare ederler...
Geç de olsa anlaşılan ise yüzyılın maçına çökenlerin kendilerini üst akla kiraladığıdır. Fitbola kumpas, kongreci kumpasçıların son hamlesi olmadığıdır. Dünyada muadili bulunmaz oligarşik istilaya, dört koldan yağmur gibi inen rakip ataklara cansiperane direnilirken, zone prese ve faşizan baskıya karşın kalesinde tek gol görmemişken düdük üflenir. Anında maçın seyri değişir. Diktacı hevesle tabela değiştirilir. Ve tarihi maçta, omurgalılar ile omurgasızlar maçında ilk etap biter. Ne zaman yarım kalacağı belirsiz bu tarihi maçta ikinci devre başlar...
Yani malum saha şartlarında, pek de masum olmayan kararlarla rakibin lehine gelişen koşullarda maç oynanırken, kesintiye uğradığını dünya âlem gördü. Komitacı Kongre mutlakçıları, etrafına topladığı fitbol kolluk gücüyle, tipi tipsiz fitbol holiganlarıyla, benç kaçaklarıyla hatta rakip amigolarla, yeşil sahaya girdiler. Elde demir testereleri, öküz başları, elde meşaleler, elde plastik duman tapancaları vesaire. Sahada canhiraş rakip ekiple savaşan cengaverleri gözyaşına boğdular. Stadyum içindeki seyirciler ve dışarıdaki milyonlarca taraftar bir kez daha kahroldu...
Kahrolası fitbol diktatörlüğüne, fitbol tanrısı ve tanrıçalarının gölgesindeki kongre kumpasçılarına hiç şaşmamak gerek. Fitbola politika virüsü girdi bir kere, kaçış yok. Pek yakında fitbolun tam bağımsızlık arması yüzyıllık ulu çınarını, nasyonalsosyalist, neofaşist, protestandinci kulüp yapma yolunda atraksiyonlarına geçilir. Kale yıkılır belki ama kapı stoperlerinden başlanarak tekrar inşa edilir. Yani tarihe fener yakan maç asla bitmez. İnatla direnir, faşizme geçit yok felsefesine tapan solaçıklar. Canı bedenden sakınmadan rakip kaleye butlanı geçirir, 'Self Control' eşliğinde şutlan döver. Döver ha döver. Yani solaçıklar maç bitti demeden maç bitmez…
Böylesine kaotik fitbol atmosferinde, fitbolun gerçeklerine Aldırmaz Komitacı Kongreci tayfanın topu eninde sonunda delinir. Toptan fitbol mitbol kurbanı olurlar. İşin gerçeği fitbolik kumpaslara sığınan bu AKK ile artık santim yol gidilemez. Ancak fitbolist fanatizm, temiz fitbolu teslim alınca, fitbol aşkına yüzyıllık şanlı mazi hatrına direnmek esastır. Maçın son dakikasına dek. Anca uzatmalar sonrasında yol ayrımına gelinir. Onun marşı da hazır, “yürüyelim arkadaşlar…”