DÖNGÜ
Dalıp
gittim baş tacı günlere
uçsuz
bucaksız coşku dalgasıydı, hem de nasıl?
Ölümüne
taptığım özün darlandıydı ilk kez,
İnanır
mısın? hüzne bulandı Hürriyet.
Dudak
izin kaldı kırmızı uçlunun dumanında
dalgalandı
Deniz hem de nasıl?
Kadırgaların
ışığında uçsuz sonsuz.
son
yolculuğum yeşillenmiş stepler ecesine.
Şahmeran
hayatım kendine aciz mahpus damına süs
gözbebeklerin
buhar desenli altıpatlar hem de nasıl?
Ucu kurşunlu
okların iliklerime ilişti
kılcal damarlarım sayende ışık seli
İnanır mısın? Kedere boyandı memleket...
Döngü
döndürdü başımı feci günler
düğün
dünkü düğün düğüm kördüğüm hem de nasıl?
İnanır
mısın? bu Haziran umulmadık hazlar sunağı
sustum hazanı
zehir edilenlere inat.
Can suyu
olsun canım hazinen hazire hayatlara
içi
kırmızı bambu dışı kıytırık örgü
sırsız sınırsız
döngü zeytin gözlüm sınavdayım.
Oy fener
boy hızar iki artı bir
hem de nasıl?
gölge
perdeler ardında kesiliyor asırlık zeytinler.
İnanır
mısın? Kadere doydu millet…
Sayıp sövdüm
baş belası günlere
kaypak
öfke formaliteden kampana hem de nasıl?
hava
civa sebepten saldırgan savaş kelebekleri,
İnanır
mısın? ‘Benim evim Senin evin.’ Çav bellam
sıfır
piksel korsanlar kuşatmış prens adalarını
Adalı
gezginliğimin son demi gerisin geri dönerim
başlara
bela olurum hem de nasıl?
İnanır mısın? kılcal damarlarım ışık seli...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.