PİKLENEN
SUÇ'LAYICILAR VE DİKLENEN CEZA’LANDIRICILAR...
İnsanlık
tarihine damga vuran dünyanın en karanlık dönemleri ‘Suç ve Ceza' karmaşası,
suç'layıcılar ve ceza'landırıcılar kargaşası ile belirmiştir. Yani paradoksal
piklenen suç'layıcılar
ve
paralel diklenen ceza'landırıcılar ile diplenen astrokomikler yüzünden
unutulamaz ihanetler ve acı gerçekler yaşanmıştır. Kör karanlık tarihe mal
olmuştur. Bugünler de an gelecek tarihe geçecek. Ama şimdi asla şeytanın
avukatlığına soyunulmayacak günler diye kulağının üzerine yatan çok. Çünkü
aynen ortaçağ benzeri,
cadı
avı peşinde birileri...
Benzersiz
düşmanlıkla her kademe ve kurumda suni kovalamaca ve kovuşturmalarla yeni
mağdurlar yaratılıyor. Su testisi su yolunda misali mesnetsiz çarpıtma, asılsız
iddia ve mesnetsiz iftiralarla suç'lar torbalanıyor. Ve tek tuşla komutlanan
güdümlü ceza'landırıcılar, malum yanlışları bir süre daha gizlemek, malum
iktidarı bir süre daha sürdürebilmek için büyük günahtan nasipleniyor. Amerikan
nesepli komplolardan keyiflenme hevesindekiler de kafakola gelip, insanlık
onuruna yakışmayan dizi kumpaslara tapınıyor. Böylece hep birlikte 'Suç ve
Ceza' sektörüne en karanlık dönem yaşatılıyor. Yani yeniden yeni faşizm...
Faşizan
uygulamalarla dayatılan, dikkate değer görülmeyen asla ceza gerektirmeyen her
suç'a hemen gözü kararmış bir ceza'landırıcı atanıyor. Görüp görmediği
suç'lamaları bile gözde büyüten, kara gözlüklü tayfadan seçilen, pik ve pike
yaptırılan bu ceza'landırıcılar oligarşiye hizmette sınır tanımıyor. Ancak bu
faşist rüzgara kapılarak, suç'ların kurgulanmasında dikkate değmez her izi
dikkate alan bu değersizlere, bu dengesiz ceza'landırıcılara devir döndüğünde
asla keyif bağışlanmayacağı bariz gerçek. Çünkü tarih affetmez.
Gün
gelir tarih, bugün torbaya sınırsız suç'lar biriktiren, bilerek toplumun sinir
uçlarıyla oynayan, aleni suç'lar işlemekten çekinmeyen bu ceza'landırıcılara
cezayı keser...
Resmen
düşman hukuku çerçevesinde 'Suç ve Ceza' kapsamı genişletildikçe, birileri
resen dünyanın en karanlık karakterine dönüşür. Bu karakteristik mistikler
düşlenen güzel hayat kurgusuna, ahlaki ve felsefi derinliği sığ bir dizi
kumpasla ağır kusurlar yapıştırır. Suç'lamaların binlerce sayfalık psikolojik
kaydını tutanlar, sosyal yabancılaşma trenine binenler insanlık ve masumiyet
yitimi yaşar. İşte bu yitikler, mevcutla yetinmeyip yasadışı ama hukuk
gözetiliyor havasında gözaltılara başlar...
Hukukun
işlemediği veya işletilmediği, hukukdışı suç'lamalarla gerçekleştirilen
tutuklamalar sonrası ilk duruşmaya kadar yıllar geçer. Bu umuru dumuru zorlar
durumlarda, bu kumpas davalarda Ömer'in adaleti geçmez. Peki kesilen ceza, ceza
mıdır? yoksa Ceza'landırıcı mükafatı mıdır? tartışma götürür...
Götürü
usulde görülen bu davalarda anlaşılmaz olan; suni suç'lar, suç'suz kusurlar ve
ayrıntı gerçekler gözler önüne serilirken iddia makamının tüm şikayetleri
görmezden gelmesidir. Söz savunmanın derken bile resmen ve hukuken pozu, kozu,
pozisyonu aynı hikayeden beslenilmesidir. Fasılasız kamyon kamyon kopyala
yapıştır belgeli gammon faslı, gammoner gamsızlığı ve ganimetçi gammazlığa
kayıtsız imandır. Gittikçe hiddetlenen ilkel ihanetçilere üstün yaradılış vasfı
yakıştırmadır...
Yakın
tarihe hiç yakışmıyor bu suç'lar ve ceza'landırıcılar temelinde kurgulanmış son
çırpınışlar. Çöküşe çare olmayacağı belli bu karanlık dönem tasarımlar. Bunca
‘İhanet Üzümleri’ günü gelir demir leblebi gibi damakta diş bırakmaz. Çünkü
piklenen suç'layıcılar ve diklenen ceza'landırıcılar en derin suç'larla en
derin karanlığı koyultsa da ceza'lar gecikmez. Çünkü denizler hırçın dalgalı,
her deniz tıpkı Karadeniz. Bu atmosferde dibi delik takaya anca bir kereliğine
binilir...
Kafaya
takılan bu bir. İki, piklenen Suç'layıcılar diklenen Ceza'landırıcılar aklıyla
bile ortada suç filan yok. Yıkılan burç var. Üç; sen, ben yanmak var. Yani 'ya
derdime derman, ya derdime derman, ya katlime ferman'...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.